BÖYLE BİR TAM GÜN YASASININ DÜNYADA ÖRNEĞİ VAR MI ACABA?

Bir süreden beri, Tam Gün Yasası tekrardan tartışılmaya başlandı. Daha doğrusu, birileri bu konuda acele etmekte ve ısrarla garip bir modeli yasalaştırmaya çalışmaktadırlar.

Daha doğrusu, bu telaşı ve aceleciliği de, ortaya konulan modeli de anlamış değiliz.

 

Yasalaştırmaya Çalışılan Tasarı

     Medyadan öğrendiğimize göre, doktorlar belirli saate kadar hastanelerde, mesaiden sonra da yalnızca özel hastanelerde ve de vakıf hastanelerinde ( aslında onlar da gerçekte özel hastaneler ) çalışabileceklermiş. Kendi adlarına ve kendi başlarına bağımsız çalışmaları yasaklanıyor.

       Aynı durum, mühendis- mimar- avukat- işletmeci- muhasebeci gibi diğer meslekler için söz konusu değil. Doktorlarla ilgili negatif bir ayrımcılık yapılıyor.

 

       Dünyada Böyle Bir Örnek Var Mı ?

      Bu tasarıyı hazırlayanlara soruyoruz.

Dünyada buna benzer bir örneğiniz var mı? Yok ise, bu model nereden bulundu ya da yaratıldı acaba?

       ABD’ de böyle bir uygulama yok. Fransa’ da yok. Almanya’da yok.

Dünya örnekleri incelenmiyor mu acaba? Ortaya çıkarılan uygulamaların evrensel uygulamalarla eşgüdümlü olması gerekmez mi?

Neden böyle garip modeller yasalaştırılmaya çalışılıyor?

 

Çalışma Özgürlüğüne Aykırı Yaklaşım

       Hekimlerin çalışma özgürlüğü ile bu yasa tasarısı çelişiyor. Hekimlere mesaiden sonra zoraki çalışabilecekleri bir adres gösteriliyor ve özgürce çalışabilmeleri, çalışma biçimini kendi iradeleriyle seçebilmeleri engelleniyor.

Neden?

Bu sorunun yanıtını, bu tasarıyı hazırlayanlar vicdanları rahat biçimde verebiliyorlar mı acaba?

Hekimler, yabancı özel hastane zincirlerinin kölesi olmak zorundalar mı? Neden kendi istedikleri çalışma biçimini seçemesinler ? Neden kendi başlarına çalışamasınlar?

 

TBMM, Rant Gruplarının Esiri Olmamalıdır.

TBMM’ deki üyeler, bu yasa tasarısını iyi incelemek ve değerlendirmek durumundadırlar.

      Tamamiyle yurt dışı kaynaklı hastane zincirlerinin talebi olan ve onlardan başka ne topluma, ne ülkeye, ne de herhangi bir kesime yarar sağlamayacak olan böyle bir tasarıya destek sağlamamalıdırlar. Türkiye’nin Sağlık Bakanlığı, yabancı hastane zincirlerinin sözcüsü haline gelmemeli, TBMM de onların istek ve çıkarlarının uygulayıcısı haline gelmemelidir. TBMM’ nin her üyesinin de yanlışa yanlış diyebilecek cesareti, bağımsız bir kişiliği ve onuru olmalıdır. Diğer ülkelerde örneği olmayan böylesine garip ve adalet anlayışından yoksun, tek bir meslek grubu aleyhine kurgulanmış böyle bir yasa tasarısını sorgulamalı ve evet dememelidirler.

       Ancak böyle duruşlarla saygınlık kazanırlar. Yoksa, saygınlıklarını yitirirler ve giderek imaj düşüşüne uğrarlar. Saygınlığı yüksek ve kişilikli bir TBMM’ ye de Türk toplumunun her zaman gereksinimi bulunmaktadır.

 

29-11-2013

Prof. Dr. Paşa Göktaş

Bu yazı Genel kategorisine gönderilmiş. Kalıcı bağlantıyı yer imlerinize ekleyin.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir