TÜRKİYE’ YE NASIL BİR LABORATUVAR UZMANI GEREKLİDİR?

TÜRKİYE’ YE NASIL BİR LABORATUVAR UZMANI GEREKLİDİR?

         Gerek kamuda, gerek özel sektörde uzun yıllar boyunca laboratuvar ve klinik alanında her kademede görev yapmış olmam ve deneyimlerim sonucunda, geldiğim nokta şudur:

Türkiye’nin gereksinimi, Amerikan modelindeki gibi yetiştirilen bir laboratuvar uzmanı olmalıdır. Yani ABD’ de “Clinical Pathologyst” dedikleri, bizim “Klinik Laboratuvar Uzmanı” adını vereceğimiz bir model.

Mevcut Laboratuvar Uzmanlarımızın Durumu

Bilindiği üzere, ülkemizde klinik laboratuvar hizmetini Biyokimya, Mikrobiyoloji, Klinik Mikrobiyoloji ve İnfeksiyon Hastalıkları uzmanları vermekteler. Patoloji bölümü, tamamiyle ayrı bir alanda yürüyor.

Laboratuvar uzmanlarımızda gördüğümüz genel özellikler:

  • Klinik bilgilerin ve yaklaşımın oldukça zayıf olduğunu görüyoruz. Bu nedenle de, laboratuvar sonuçlarına klinik açıdan bakış ve hakimiyet de yeterli olamıyor. Klinisyenlerle diyalogda da çekingenlik ve ürkeklik ortaya çıkıyor.
  • Bir laboratuvar branşından eğitim alan uzman , diğer laboratuvar branşında çok uzak bir yaklaşım içinde bulunuyor. Daha doğrusu ilgi duymuyor . Bu durum da her uzmanı kendi branşı içinde dar bir alana hapsediyor . Vizyon gelişemiyor ve dar bir kalıp içinde kalınıyor. Laboratuvar nosyonu da dar alanlar içinde kalıyor ve gelişemiyor.
  • Bu durum , laboratuvar uzmanının idari alanlardaki ilgisizliği ve yetersizliğine de neden oluyor. Genel laboratuvar sorunlarıyla yeterince ilgilenmiyorlar. Kendi mesleki sorunlarını da çok dar bir pencereden takip ediyorlar ve çoğunlukla sorumluluk üstlenmiyorlar.
  • Bunun sonucu olarak da laboratuvar alanı genelde koordinasyonsuz,bölük – pörçük, sorunları sahiplenmeyen, genel sorunların ortada kaldığı, her branşın dar kalıplar içinde hapsolduğu sahipsiz bir alana dönüşüyor.

Böyle olunca da, şu anda içinde bulunduğumuz durum ortaya çıkıyor.

  • Laboratuvar alanının sorumlarına sahip çıkan çok az uzman var.
  • Labaroratuvar alanı, sağlık sistemi içinde en fazla ezilen alan durumunda.Uzmanların üretmiş olduğu emeğin karşılığı olan laboratuvar test birimlerinin değerleri yerlerde sürünüyor. Laboratuvar test birim fiyatları  (SUT)  dünyanın en düşük ülkelerinden birisi durumundayız. Başta uzmanlar olmak üzere, laboratuvar çalışanları giderek değersizleşiyorlar. Uzmanların yürüttüğü bağımsız laboratuvarların sayısı 10 yılda 2000 civarından 100 civarına inmiş durumda. Bu alana hizmet sunan diagnostik firmaların büyük çoğunluğu iflas etmiş durumda, kalanlar da can çekişmekteler.

Tüm bu olumsuzlukların ortaya çıkmasında, laboratuvar uzmanlarının yetişme tarzının, verilen eğitimin, bölük- pörçük ve parçalanmış yapının büyük payı bulunuyor.

 

LABORATUVAR ALANINDA NASIL BİR EĞİTİM VERİLMELİDİR?

  1. Klinik Laboratuvar Uzmanı Eğitimi

Türkiye’de rutin laboratuvar hizmetine yönelik olarak yetiştirilecek temel laboratuvar uzmanı modeli bu olmalıdır. Klinik Laboratuvar Uzmanı olabilmek için, en az 1.5 yıllık bir klinik rotasyonu olmalıdır. Bu sürenin büyük kısmı İnfeksiyon Hastalıkları ve İç Hastalıklarında geçmelidir. Toplam 5 yıllık eğitim süresi olmalı ve kalan 3.5 yılın da yarısı Mikrobiyoloji, yarısı da Biyokimya’da geçmelidir. Patoloji de bu eğitime eklenirse, süre 6 yıl olmalıdır.

Klinik Laboratuvar uzmanlarının çalışma alanları, öncelikle tüm rutin hizmet sunan sağlık kuruluşları olmalıdır. Sayıları günümüz itibariyle 550’ yi aşan özel hastaneler, 300 üzerindeki tıp merkezleri, 500 üzerindeki orta ve küçük ölçekli devlet hastanelerinde öncelikle bu uzmanlar görev almalıdır. Birtakım ünitelerde, iki uzmanlık branşından iki uzman yerine, bir Klinik Laboratuvar Uzmanı yeterlidir.

Daha büyük ünitelerde de merkez laboratuvarlarının koordinatörleri Klinik Laboratuvar Uzmanları olmalıdır.

Klinik Laboratuvar Uzmanları, laboratuvar hizmetine gerek duyulan her alanlarda çalışabilmelidirler.

 

  1. Biyokimya Uzmanı Eğitimi

Biyokimya eğitimi de verilmeye devam edilmelidir. Ancak bu eğitim başlıca üniversitelerde ve bazı Eğitim- Araştırma Hastanelerinde verilmelidir. Uzmanlar daha az sayıda yetiştirilmeli ve çalışacakları alanlar da yine eğitim verilen ya da araştırma yapılan alanlar olmalıdır.

Rutin hizmet sunulan alanlarda, Klinik Laboratuvar Uzmanına bağlı olarak çalışabilirler.

  1. Mikrobiyoloji Uzmanı Eğitimi

Mikrobiyoloji eğitimi de verilmeye devam edilmelidir.Bu eğitim de bazı  üniversiteler ve bazı Eğitim Araştırma Hastanelerinde verilmelidir. Yetişen uzmanlar da yine bu eğitim kuruluşlarında ve araştırma laboratuvarlarında çalışabilirler. Rutin hizmet sunulan alanlarda ise, Klinik Laboratuvar Uzmanı koordinasyonunda çalışabilirler.

  1. Patoloji Uzmanı Eğitimi

Yine üniversite ve Eğitim Araştırma Hastaneleri’nde bu eğitim verilmeli, yetişen uzmanlar da öncelikle buralarda görev yapmalıdır. Rutin hizmette ise Klinik Laboratuvar Uzmanı koordinasyonunda görev yapabilirler.

  1. İnfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Eğitimi

İnfeksiyon Hastalıkları ile Klinik Mikrobiyoloji, doğası gereği birbirinden ayrılamaz. Bu eğitim de verilmelidir. Bu eğitim de yine üniversiteler ve bazı Eğitim Araştırma Hastaneleri’nde verilebilir. Uzmanlar da yine buralarda ve şu andaki çalıştıkları alanlarda çalışabilirler. Ancak, laboratuvar alanında çalışmak isterlerse, Klinik Laboratuvar Uzmanı koordinasyonunda görev alabilirler.

BÖLÜMLER ARASI GEÇİŞLER, İLİŞKİLER VE TAMAMLAMALAR

Bölümler arası geçiş ve tamamlamalar esnek ve kolay olmalıdır.

Herhangi bir bölümü bitiren bir uzman, ayrıca bir sınava girmeye gerek kalmadan, isterse diğer bölümü tamamlayabilmelidir. Örneğin bir Biyokimya Uzmanı, klinik rotasyonlarını ve mikrobiyoloji eğitimini tamamlayarak Klinik Laboratuvar Uzmanı olabilmelidir. Aynı şekilde, bir Mikrobiyoloji ya da İnfeksiyon Hastalıkları Uzmanı, Biyokimya eğitimini tamamlayarak Klinik Laboratuvar Uzmanı olabilmelidir. Bunlar için süreler belirlenmelidir.

 

ŞU ANDAKİ MEVCUT UZMANLARIN DURUMU

Daha kısa süreli hızlandırılmış kurslar ve sertifikalar uygulanarak, mevcut Biyokimya, Mikrobiyoloji ve İnfeksiyon Uzmanlarına Klinik Laboratuvar Uzmanı sıfatı verilebilir.

Patoloji için ciddi bir geçiş dönemi gereklidir.

 SONUÇ

Tüm uzmanlık branşlarının, önyargısız biçimde ve şu andaki kendi konumlarını koruma kaygısından uzak biçimde, ülke yararına bu önerileri düşünmesinde ve katkı sağlamalarında yarar vardır.

Laboratuvar alanının ayağa kalkabilmesi için, maalesef başka bir yol görünmemektedir.

 

                                                                 

                                                                           27/ 06/ 2014

                                                                                   Prof. Dr. Paşa Göktaş

Bu yazı Genel kategorisine gönderilmiş. Kalıcı bağlantıyı yer imlerinize ekleyin.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir