HÜKÜMETİN AÇIKLAMALARI İLE KAMU BANKALARININ UYGULAMALARI BİRBİRİYLE UYUŞMUYOR

Hükümet Ne Diyor?
– Reel sektöre finansmana erişimde kolaylık sağlanacak
– Teminat koşulları hafifletilecek
– Teminat limit aşımları dikkate alınmayacak
– Kredilerde yeniden yapılandırma uygulanabilecek
– Genelde, firmaların işini sürdürebilmesi yönünde destekler sağlanacak

Kamu Bankaları Ne Yapıyorlar?
-“Temlike sıcak bakmıyoruz” diyorlar.
– Üstelik de kamu kurumlarından olan alacakları teminat olarak kabul etmiyorlar ve geri çeviriyorlar.
– Örneğin, devlet hastanelerinden ve üniversite hastanelerinden olan alacakları.
– Yani bir devlet kuruluşu, başka bir devlet kuruluşundan olan alacağı teminat olarak görmüyor.

ORTADA BÜYÜK BİR ÇELİŞKİ VAR
Bu durumda, ortada büyük bir çelişki oluşuyor.
Ya da kamu bankaları hükümeti dinlemiyor ve kendi başlarına hareket ediyorlar, ya da ilgisizler ve görevi ihmal kusuru işliyorlar.
Her iki halde de görevlerini yapmıyorlar.
Ya da, devlet ve üniversite hastanelerinin borçlarını zamanında ödeyeceklerine inanmıyorlar.
Bu durumda da, onlar için hiçbir risk bulunmuyor ki.
Hastaneler geç ödeme yapsa bile, onlar firmalardan yüksek faizle tıkır tıkır geç ödemenin bedelini alıyorlar.
Sonuçta, bütün risk firmaların üzerinde bulunuyor.
Çünkü devlet hastanelerinin geç ödeme durumu olabiliyor, ama batma riskleri bulunmuyor. Onlar batarsa, devlet batacaktır.
Geç ödemelerin bedelini de firmalardan yüksek faizle tahsil ediyorlar.

Olan Firmalara Oluyor
Kamu bankalarının bu keyfi davranışları yüzünden olan firmalara oluyor. Firmalar, finansmana erişemiyorlar.
Peki, devlet ve üniversite hastanelerinden (yani devletten) olan alacaklar teminat yerine geçmeyecek de başka hangi ürünler teminat yerine geçecektir?
Nakit parası olan zaten bankalara başvurmaz.
İpotek verecek dizi dizi evleri ve mülkleri olanlar, zaten kolay kolay girişimcilikle uğraşmazlar.
Peki firmalar bu durumda nasıl girişim yapacaklar? Nasıl üretecekler? Nasıl Türkiye’yi ayağa kaldıracaklar?

Devlet Bankaları Niye Varlar?
O zaman, kamu bankalarının neden kurulduklarını ve temel amaçlarını yeniden sorgulamak gerekiyor.
Eğer Ziraat, Halk ve Vakıflar Bankası diğer özel bankalar gibi çalışacaklarsa, o zaman kamu bankasın ünvanlarını bıraksınlar.
Ya da amaçlarına uygun hareket etsinler.
Son dönemlerde, bu bankaların özel bankalardan hiçbir farklarını görmüyoruz.
Hatta, firmaların krediye erişiminde özel bankalardan bile daha fazla güçlük çıkarıyorlar.

HÜKÜMETİN GÖREVİ, KAMU BANKALARININ AMACINA UYGUN HAREKET ETMELERİNİ SAĞLAMAKTIR
Hükümet, acilen bu konuya eğilmelidir.
Kamu bankalarının, amacına uygun hareket etmelerini sağlamalıdır.
Kamu bankalarının temel görevi, reel sektörün ve firmaların ürün ve hizmet üretimini desteklemek ve onların finansmana kolay erişimini sağlamaktır.
Bu amaçtan saptıkları ölçüde zaten onlara gerek de yoktur.
Bu amaç doğrultusunda:
1. Kamu kurumlarından, devlet hastanelerinden ve üniversite hastanelerinden olan alacaklar tartışmasız biçimde ve hiçbir kuruluş ayrımı yapılmadan teminat olarak kabul edilmeli ve temlik olarak verilebilmelidir.
Karşılığında da kredi kullandırılmalıdır.
2. Alacak miktarı ile, kullandırılan kredi arasında uçurum düzeyinde büyük farklar olmamalıdır. Teminat ve kredi miktarı arasındaki fark %5-10’u geçmemelidir.
3. Firmaların durumu fırsatçılığa çevrilmemelidir. Fahiş düzeyde yüksek faizler uygulanmamalıdır.

DİĞER TARAFTAN YAPILMASI GEREKENLER
Yukarıda da belirtildiği gibi, bankaların geç ödemeden doğan bir kayıpları yoktur. Bu süreler için yüksek faizle firmalardan alacak tahsili yapmaktadırlar.
Ancak, onları devlet ve üniversite hastanelerine güvensiz hale getiren nedenler de giderilmelidir.
Devlet ve üniversite hastanelerinin geç ödeme problemleri de çözülmelidir.
Bu kuruluşlara bir ödeme disiplini getirilmelidir.
Keyfi uygulamalar önlenmelidir.
Denetim artırılmalıdır.
Döner sermayelerin amacına uygun olmayan usulsüz harcamalarına son verilmelidir.
Öncelikle borçlarının ödenmesi sağlanmalıdır.
Güvenilmez tüccar durumundan, ahlaklı tüccar konumuna getirilmeleri sağlanmalıdır.

HER İKİ KESİMDEKİ SORUN DA HÜKÜMETİN SORUNUDUR
Hükümetin, tüm iyiniyetli söylem ve açıklamalara rağmen, her iki kesimde de başına buyruk uygulamaları önleyemediğini görmekteyiz.
Kamu bankalarının amaçlarına uygun hareket etmemeleri de hükümetin sorunudur, özellikle üniversite hastaneleri olmak üzere, hastanelerin geç ödeme yapmaları da hükümetin sorunudur.
Demek ki, bu alanlar iyi denetlenmemiştir. Sorunlar erkenden tespit edilmemiştir. Uygunsuzluklar gözlenemediği için de, çözüm yoluna gidilmemiştir. Bazı yöneticilerin hükümeti yanıltması ve yanlış yönlendirmesi de anlaşılamamıştır.
Sonuçta, bu alanlar iyi yönetilmemiştir. Aksine, kötü yönetilmiştir.
Bunun da bedelini, binbir zorlukla yaşamaya çalışan firmalar ödemektedir.
Bu kesimlerin kötü yönetimi nedeniyle, batan firma çoktur. Darboğaza giren firma çoktur. Nefes alamayan firma çoktur.
Ancak, batan kamu ve üniversite hastanesi yoktur. Kötü yönetim nedeniyle, ceza alan bir tane kamu hastane yöneticisi yoktur. Onların şimdi de keyifleri yerindedir.
Batan kamu bankası da yoktur. Aksine, onlar yüksek karlar yazmaya devam etmektedirler. Onların da keyfi yerinde görünmektedir.
Sayın hükümet yetkilileri; lütfen birazcık bu konuyla ilgilenin ve firmaların geleceğini düşünün. Siz de görevinizi hatırlayın ve bu iki kesimin, amacına uygun hareket etmesini sağlayın.
Sizden olumlu adımlar bekliyoruz.
Saygılarımızla.

28/08/2018
TIPLAB
Tıp Laboratuvarları Derneği
Yönetim Kurulu

Bu yazı Genel kategorisine gönderilmiş. Kalıcı bağlantıyı yer imlerinize ekleyin.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir