HÜKÜMETİN ÜNİVERSİTE HASTANELERİNE YARDIMI BU HASTANELERİN SORUNUNU ÇÖZER Mİ?

Kesinlikle Çözmez. Çünkü Sorun Yapısaldır.

Hükümetin, üniversite hastanelerine geçici olarak bir finansal yardım yapacağı basında yazılmaktadır.
Benzeri yardımlar, bugüne kadar birkaç kez denenmişti. 2010’da da benzer yardım yapıldı.
Ancak, bu yardımlar üniversite hastanelerinin borcunun artmasını önleyemedi.
Son dört yılda, üniversite hastanelerinin borcu 1.4 milyar TL’den 2.7 milyar TL’ye yükselmiş görünmektedir. Yani, yaklaşık dört yılda iki katına yükselmiştir. Her yıl, %25 civarında artış göstermektedir.

Halen İstanbul Üniversitesi Çapa ve Cerrahpaşa’nın 650 milyon, Hacettepe’nin 230 milyon, Gazi Üniversitesi Hastanelerinin 110 milyon TL borcu olduğu yazılmaktadır.
Mevcut sistemle, bu borçların eritilmesi olanaksızdır. Çünkü, sistem sürekli açık vererek ve borçlanarak devam etmektedir.

Yapılan Yardımlar Nereye Gidecektir?

Yapılan yardımlar acil ödemelere, döner sermaye dağıtımlarına ve belki varsa acil bazı yatırımlara gidecek ve hızla uçup kaybolacaktır. Borcun bir kısmı azalacak, hastaneler yine borçlu kalacaktır. Hükümet, borçların tümünü kapatsa bile, sistem yine borç üretmeye devam edecek, birkaç yıl sonra yine biriken borçlarla karşı karşıya kalınacaktır.

ÇÖZÜM, YAPISAL DEĞİŞİKLİKTEN GEÇİYOR
Evet, çözüm gerçekten yapısal değişiklikten geçmektedir.
Bunun için de, cesur politik kararlar almak gerekmektedir.

Populizm illeti ile yüzleşmek gerekmektedir.
Eski Sağlık Bakanı Recep Akdağ, peşpeşe populist uygulamalarla, sağlık sisteminin tüm giderlerini kamunun ve SGK’nın üzerine yüklerken, ve bu konuda Erdoğan’ı ve o zamanki hükümeti yanıltırken, biz kendimizi paralayarak popülizmin bir bedeli olacağını anlatmaya çalışıyorduk. Ancak, maalesef uyarılarımız dikkate alınmadı.

Populizmde verirken herşey iyidir, güllük gülistanlıktır. Halk bundan hoşnut kalır ve sizi destekler. Oylarınız da artar.Ancak, populizmin bir bedeli de olacaktır. Sürekli veremezsiniz. Sıra almaya gelince, bunun bir bedeli olacaktır. Bu bedeli ödemek zorundasınız.

Yani, artık gerçeklerle ve populizmle yüzleşmek gerekmektedir.
Bunu kim yapacaktır? Bugünkü hükümet.
Geçmişteki veren Sağlık Bakanı Recep Akdağ “İyi Bakan” olacak, bugün almak zorunda olan hükümet ve bakanlar “Kötü Bakanlar” olacaklar.
Ancak bundan kaçış yolu görünmüyor.
Gerçeklerle ve populizmle yüzleşmek gerekiyor.

ÜNİVERSİTE HASTANELERİNDE YAPISAL DEĞİŞİKLİK GEREKMEKTEDİR

Nedir Bunlar?

Tam Gün Yasası Esnekleştirilerek, Personel Maliyetleri Azaltılmalıdır

Üniversite hastanelerinde en büyük gider, personel maliyetlerine gitmektedir.Tam Gün Yasası ile, bu bedeller tümüyle kamuya yüklenmiştir. Tam Gün Yasası esnekleştirilerek, isteyen öğretim üyelerine saat 15.00 veya 16.00’dan sonra istediği yerde çalışma izni verilmelidir. Böylelikle, personel maliyetleri azaltılmalıdır.

  1. Döner Sermaye Performans Primi Uygulaması Kaldırılmalıdır

Bu uygulama, birçok suistimallere neden olmakta ve hastaneleri içten çürütmektedir.
Bu nedenle kaldırılmalı, öğretim üyelerinde sabit ücrete geçilmelidir. Tam Gün çalışan ile, kısmi zamanlı çalışan arasında bir ücret farkı olacaktır. Verilen ücretler emekliliğe de yansıtılmalıdır.
Bu uygulama ile, giderlerin ciddi oranda kontrol altına alındığı görülecektir.

  1. Farklı SUT Uygulaması Getirilmelidir

Üniversite hastaneleri, düz devlet hastaneleri değildir. Özellikli ve ileri işlemler yapmak durumundadırlar. Bu işlemlerin bedelleri artırılmalıdır.
Örneğin, şeker-üre-kolesterol-hemogram gibi testler her yerde yapılır. Bunların bedelleri aynı kalabilir. Ancak, immun fiksasyon gibi ileri testler devlet hastanelerinde değil, üniversite hastanelerinde yapılır. Ancak, 10 yıldanberi değişmeyen SGK-SUT bedelleri ile bu işlemler yapılamaz. Maliyeti 60- 70 TL’ye gelmiş immun fiksasyonu üniversite hastanesi, 33 TL’ye yapamaz. Yaparsa zarar eder.
Zaten, şu anda üniversite hastaneleri bu tür özellikli işlemleri yaptıkça zarar etmektedirler.
Bu nedenle SGK, daha çok üniversite hastanelerinde yapılan özellikli işlemlerin bedellerini artırmalıdır. Ayrıca, üniversite hastanelerine özellikli işlemler için 1.5-2 kat civarında farklı bir SUT uygulaması yapmalıdır.

  1. Bazı İşlemlerde Serbest Fiyat İzni Verilmelidir

Bazı özellikli işlemlerde, bu hastanelere serbest fiyat uygulama yetkisi de getirilmelidir. Böylelikle, gelirleri artacaktır.

BU ÖNLEMLER ALINMADAN DÜZELME SAĞLANAMAZ

Yukarıda belirtilen önlemlerin birisini ya da ikisini uygulamak yetmez. Dördünün de birden uygulamaya konulması gereklidir.
Yoksa düzelme sağlanamaz. Kötü gidişe devam edilmiş olacaktır.

TÜRKİYE’NİN ÖNCELİKLİ HARCAMALARI DEĞİŞİYOR

Türkiye, bölgesel sorunlar nedeniyle ciddi şekilde birlik- bütünlük savaşı vermektedir. Şu anda, terör örgütleriyle amansız bir savaşın içindedir.
Doğal olarak, güvenlik tedbirlerine yatırım yapması gerekiyor. Polis sayısını artırıyor.
Modern silahlara yatırım yapıyor. Varlığını ve birliğini korumak zorundadır. Güvenlik ve savaş ekonomisi öne çıkmaktadır.
Böyle bir ortamda, popülizm yapılamaz. Ülke üretimini artırmak, üretici sektörleri desteklemek zorundadır. Tüketimini de kısmak ve gereksiz tüketimleri azaltmak zorundadır.
Sağlık sistemi de bundan payını alacaktır. Sağlık sisteminin aşırı populist biçimde kamuya yükletilen ağır bütçe ve SGK yükleri azaltılmak durumundadır.
Bu nedenle de, yukarıda belirtilen uygulamaların tümünün birden hayata geçirilmesi gerekiyor. Yalnızca üniversite hastanelerinde değil, tüm sağlık sisteminde.
Gün, populizmle ve gerçeklerle yüzleşme günüdür. Türkiye’nin varlığı ve birliği için, bu yaklaşım özellikle gerekmektedir.

Mail: tiplab@tiplab.org
10/11/2016
Prof. Dr. Paşa Göktaş
TIPLAB
Tıp Laboratuvarları Derneği  Yönetim Kurulu Başkanı

Bu yazı Genel kategorisine gönderilmiş. Kalıcı bağlantıyı yer imlerinize ekleyin.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir